Kolposkop, vajinanın dışında duran ve ışık kaynağı bulunan bir büyütme cihazıdır; vücuda girmez. Kolposkopi bir tedavi değil, tanı yöntemidir: Amaç, rahim ağzındaki değişikliklerin yerini ve derecesini belirlemek ve gerekirse biyopsi almaktır. Gerektiğinde vajina ve dış genital bölge de aynı yöntemle incelenir.
Hangi durumlarda yapılır?
- Rahim ağzı kanseri taramasında HPV 16 ya da 18 saptanması
- Smear testinde anormal sonuç
- HPV pozitifliğinin tekrarlanan testte sürmesi
- Muayenede rahim ağzında şüpheli bir görünüm fark edilmesi
İşlem nasıl yapılır?
Jinekolojik masada vajinaya spekulum yerleştirilir ve rahim ağzı kolposkopla incelenir. Rahim ağzına seyreltik asetik asit (sirke) çözeltisi, gerektiğinde iyot çözeltisi sürülür; bu çözeltiler değişiklik gösteren alanların daha belirgin görülmesini sağlar. Çözelti sürülürken hafif yanma ya da batma hissi olabilir. Şüpheli bir alan görülürse buradan toplu iğne başı büyüklüğünde küçük bir doku örneği (biyopsi) alınır. Gerektiğinde rahim ağzı kanalının içinden de örnek alınır (endoservikal küretaj). Biyopsi sırasında kısa süreli bir çimdiklenme ya da kramp hissedilebilir. İşlem genellikle 15-20 dakika sürer. Alınan dokular patolojik incelemeye gönderilir.
İşlemden önceki gün cinsel ilişkiden, vajinal ilaç ya da kremlerden ve vajinal duştan kaçınılması önerilir. Gebelik varsa ya da gebelik olasılığı bulunuyorsa işlemden önce bildirilmelidir.
Biyopsi sonuçları
Biyopsi sonuçları çoğunlukla değişikliğin derecesine göre raporlanır:
- Düşük dereceli değişiklik (LSIL / CIN 1): Çoğu zaman kendiliğinden geriler; genellikle tedavi yerine düzenli kontrollerle izlenir.
- Yüksek dereceli değişiklik (HSIL / CIN 2-3): Tedavi edilmezse yıllar içinde kansere ilerleyebilecek, kanser öncüsü bir değişikliktir. Çoğunlukla değişen dokunun çıkarılması önerilir. Gebelikte ve bazı genç kişilerde tedavi ertelenip yakın takip yapılabilir.
Biyopsiyle kanser saptanırsa planlama jinekolojik onkoloji değerlendirmesiyle yapılır.
Tedavi seçenekleri
- LEEP (halka ile eksizyon): Değişen dokunun, elektrik akımı verilen ince bir tel halkayla çıkarılmasıdır. Genellikle rahim ağzına yapılan lokal anesteziyle uygulanır ve kısa sürer; uygun durumlarda kolposkopiyle aynı seansta yapılabilir.
- Konizasyon: Rahim ağzından koni biçiminde daha büyük bir doku parçasının çıkarılmasıdır. Daha geniş bir alanın çıkarılması gerektiğinde tercih edilebilir ve çoğunlukla anestezi altında yapılır.
- Doku tahrip eden yöntemler: Değişen dokunun dondurma (kriyoterapi), ısı ya da lazerle yok edilmesidir. Bu yöntemlerde doku örneği elde edilmediği için yalnız seçilmiş durumlarda kullanılır.
Çıkarılan doku patolojik incelemeye gönderilir; değişikliğin tamamen çıkarılıp çıkarılmadığı bu incelemeyle değerlendirilir.
İşlem sonrası ve olası riskler
Kolposkopi ve biyopsiden sonra birkaç gün adet sancısına benzer hafif ağrı, hafif kanama ya da koyu renkli akıntı olabilir. Bu sürede tampon, vajinal krem ve cinsel ilişkiden kaçınılması önerilir; süre işlemin kapsamına göre belirlenir. Kolposkopi ve biyopsi, gebe kalmayı ya da sonraki gebelikleri etkilemez.
LEEP ve konizasyondan sonra kanama ve akıntı birkaç hafta sürebilir; cinsel ilişki ve tampon kullanımı için önerilen süre daha uzundur. Bu işlemlerin olası riskleri arasında kanama, enfeksiyon ve rahim ağzı kanalında daralma bulunur. Sonraki gebeliklerde erken doğum riskinin arttığı bildirilmiştir; bu risk, çıkarılan doku miktarı arttıkça ve işlem tekrarlandıkça yükselir. Bu nedenle çıkarılacak dokunun miktarı, kişinin gebelik planı da göz önünde tutularak belirlenir.
Tedaviden sonra değişiklik yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedavi edilen kişiler uzun yıllar boyunca HPV testine dayalı kontrollerle izlenir.
