Cinsel istekte azalma, uyarılmada ya da orgazma ulaşmada güçlük ve ilişki sırasında ağrı, kadınlarda sık görülen şikâyetlerdir. Cinsel istek yaşamın farklı dönemlerinde doğal olarak değişebilir; bu nedenle her değişiklik bir sorun sayılmaz. Şikâyet uzun süredir devam ediyor ve kişide belirgin sıkıntı yaratıyorsa değerlendirilmesi gündeme gelir.
Etkileyen etkenler
Cinsel istek ve uyarılma; hormonlardan, genel sağlık durumundan, kullanılan ilaçlardan, ruh hâlinden ve ilişkiden birlikte etkilenir. Şikâyetlerin ardında çoğu zaman birden fazla etken bulunur:
- Hormonal değişiklikler: Menopoz ve doğum sonrası dönem gibi hormonların değiştiği dönemler
- Vajinal kuruluk: Özellikle menopozdan sonra vajinanın kuruması ve incelmesi; buna bağlı yanma ve ilişkide ağrı
- İlaçlar: Başta bazı antidepresanlar olmak üzere çeşitli ilaçlar
- Kronik hastalıklar: Diyabet ve yüksek tansiyon gibi hastalıklar
- Ruhsal etkenler: Depresyon, kaygı ve stres
- İlişkiyle ilgili etkenler: İletişim güçlükleri ve ilişkideki diğer sorunlar
- Ağrı: İlişki sırasında ağrı ve pelvik taban kaslarının istemsiz kasılması (vajinismus)
Değerlendirme
Görüşmede şikâyetin türü (istek, uyarılma, orgazm ya da ağrı), ne zamandır sürdüğü, ne kadar sıkıntı yarattığı, genel sağlık durumu, kullanılan ilaçlar ve ilişkiyle ilgili etkenler konuşulur. Jinekolojik muayenede vajinal kuruluk, enfeksiyon, ağrıya yol açabilecek bulgular ve pelvik taban kasları değerlendirilir. Kan testleri her zaman gerekmez; gerekli görüldüğünde istenir. Ruhsal ya da ilişkiyle ilgili etkenler ön plandaysa cinsel terapi ya da psikolojik destek için bu alanda deneyimli bir uzmana yönlendirme yapılabilir.
Cerrahi dışı seçenekler
Tedavi, şikâyetin nedenine göre planlanır. Çoğu durumda önce şu seçenekler ele alınır:
- Cinsel terapi ve danışmanlık: Bilişsel davranışçı terapi, farkındalığa dayalı yaklaşımlar ve çift terapisi gibi yöntemler, bu alanda deneyimli ruh sağlığı uzmanlarınca uygulanır.
- Pelvik taban fizyoterapisi: İlişki sırasında ağrı, vajinismus ve pelvik taban kaslarıyla ilgili sorunlarda yararlı olabilir.
- Kayganlaştırıcı ve vajinal nemlendiriciler: Vajinal kuruluğa bağlı ağrının hafiflemesine yardımcı olabilir; altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz.
- Vajinal yoldan düşük doz östrojen: Menopoza bağlı vajinal kuruluk ve ağrıda, uygun kişilerde değerlendirilir. Meme kanseri öyküsü olanlarda bu karar onkoloji hekimiyle birlikte verilir.
- İlaçların gözden geçirilmesi: Şikâyete katkısı olabilecek bir ilaç varsa, ilacı yazan hekimle birlikte seçenekler konuşulabilir. İlaçlar hekime danışmadan bırakılmamalıdır.
Bu amaçla uygulanan işlemler
Cinsel istek ya da hazzı artırmak amacıyla kullanılan uygulamalar arasında şunlar bulunur; hangisinin uygun olduğu ya da herhangi bir işlemin gerekip gerekmediği muayenede değerlendirilir:
- G noktası bölgesine dolgu uygulaması: Vajina ön duvarının girişe yakın bölümüne hyalüronik asit gibi bir dolgu maddesinin ya da kişinin kendi yağ dokusunun enjekte edilmesidir. “G noktası”nın ayrı bir anatomik yapı olarak varlığı tartışmalıdır; bilimsel çalışmalar bu konuda güçlü ve tutarlı bir kanıt ortaya koyamamıştır.
- Plazma (PRP) uygulaması: Kişinin kendi kanından hazırlanan trombositten zengin plazmanın vajina ön duvarına, bazı uygulamalarda klitoris çevresine de enjekte edilmesidir. “O-Shot” gibi ticari adlarla da anılır. Ayrıntılar Genital ve Vajinal Bölgeye Plazma Uygulamaları sayfasındadır.
- Vajinal lazer ve diğer enerji tabanlı cihazlar: Vajina dokusuna lazer ya da ısı enerjisi uygulanmasıdır. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) 2018’de, bu cihazların vajinal “gençleştirme” ve cinsel işlevle ilgili şikâyetlerdeki güvenlik ve etkinliğinin ortaya konmadığı konusunda uyarı yayımlamıştır. Ayrıntılar Vajinal Daralma (Vajinoplasti) sayfasındadır.
- Klitoral örtünün küçültülmesi: Klitorisin üzerini örten deri kıvrımının fazla olduğu durumlarda, bu kıvrımın küçültülmesi uyarılmayı kolaylaştırabileceği düşüncesiyle gündeme getirilebilir. İşlemin cinsel işleve etkisini gösteren güvenilir veri yoktur. Ayrıntılar Klitoris Estetiği sayfasındadır.
Kanıt düzeyi ve gerçekçi beklenti
Bu işlemlerin cinsel istek, uyarılma ya da orgazm üzerindeki etkisi yeterince araştırılmamıştır. Yayımlanmış çalışmaların çoğu az sayıda kişiyle, kısa takip süresiyle ve çoğu zaman karşılaştırma grubu olmadan yapılmıştır; uygulama yöntemleri de birbirinden farklıdır. Amerikan Obstetrisyen ve Jinekologlar Koleji (ACOG) 2020’de, klinik bir gereklilik dışında cinsel görünümü ya da işlevi değiştirmeye yönelik işlemlerin güvenlik ve etkinliğinin ortaya konmadığını belirtmiştir. Uluslararası Vulvovajinal Hastalıklar Araştırma Derneği (ISSVD) de 2018’de, G noktası uygulamalarını ve cinsel işlevi artırmaya yönelik işlemleri destekleyen veri bulunmadığını bildirmiştir.
Bu nedenle bu işlemlerin cinsel istek ya da hazzı artıracağı güvenceyle söylenemez. Bir işlem düşünülüyorsa beklentiler ayrıntılı olarak konuşulur. Beden algısıyla ilgili yoğun kaygı ya da ruhsal bir sorun düşünülüyorsa, işlemden önce ilgili uzmanın değerlendirmesi önerilir.
İşlem öncesi ve sonrası
İşlemin nasıl yapılacağı, uyuşturma yöntemi, iyileşme süresi ve sonrasında dikkat edilecek noktalar seçilen işleme göre değişir ve işlemden önce anlatılır. Enjeksiyon ve lazer uygulamaları çoğunlukla hastanede yatış gerektirmeden yapılır; klitoral örtünün küçültülmesi ise cerrahi bir işlemdir. İşlemden sonra bir süre cinsel ilişkiye ara verilmesi önerilebilir; bu süre uygulamaya göre belirlenir.
Olası riskler
Bu işlemlerin olası riskleri arasında ağrı, kanama ya da morarma, şişlik, enfeksiyon, iz oluşumu, yapışıklık, hissin değişmesi ya da azalması, ilişki sırasında ağrı ve yeniden işlem gerekmesi bulunur. Dolgu uygulamalarında dolgu maddesinin yer değiştirmesi ve sert kabarıklıklar (nodül) oluşması görülebilir. Vajina duvarına yapılan dolgu ve yağ enjeksiyonlarından sonra maddenin damar içine geçerek akciğerlere ulaştığı çok nadir ama ağır olgular bildirilmiştir. Lazer uygulamalarında yanık, iz oluşumu ve uzun süren ağrı bildirilmiştir. Risklerin düzeyi uygulanan işleme ve kişinin sağlık durumuna göre değişir.
